0 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 20 Ozge Yengem

17 Kasım 2018 0 Yazar:

Üniversiteden gelen yetkililer artık okuldan ayrılmış, bizim ekip sınıfta kalmıştık.

İlayda;

– Zeki sende güzel kayseri escort bayan sıralama yakaladın teklif geldi mi?

Zeki kolunu melisanın omzuna attı,

– Hişt sarı, geldi ama geri çevirdim. Evlenecem kızım ben ne işim olur Melisasız yurt dışında benim. Burada da okuruz.

Melisa bu sözler karşısında mutlu olmuş gülüyordu.

Ferhat;

– Biz piçiz zaten adam yerine koymadılar.

Mete;

– Yüzümüze bakmadılar amına koyduklarım. Berkant nerede oğlum?

Zeki;

– Yurt dışında kanka o gitti.

Ben;

– Adama bak yattığı yerden her boku biliyor nerden duydun?
– Annemle onun annesi kankito değil mi oğlum. Konuşurlarken duydum telefonda.

Kaş göz işareti yapıyordu sonra konuşuruz demek istiyordu.

Mete;

– Hadi o zaman çıkalım kaldıkkayseri sınırsız escort burada.

Zeki;

– Kankiler, bir kumsala gidelim de içimiz ısınsın.

Ferhat;

– Hava gavur amı gibi zaten amına koyayım. Bizim yazlığa gidelim esiyor en azından orası.
– Esiyorsa olur hacı gülle. Efil efil essin şöyle oh.

İlayda;

– Siz takılın ben gelemeyeceğim.

Zeki;

– Nereye kız zilli? kayseri otele gelen escort Gel işte özledim ben sizle takılmayı.
Ben;

– Aynen oyun bozanlık yapma hadi gidelim.

İlayda;

– Peki Zeki.

Zeki;

– Ooooowww siklemedi. Hişt kuzeyin oğlu şimdi senle kirve mi olacaz biz? Çifte düğün falan.
– Ne bileyim amına koyayım hadi kalkın lan.

Zeki’nin koluna girip kaldırdım. Bir kolunda ben, diğer kolunda Melisa yürüyorduk. Arkamızdan Ferhat ile Mete geliyordu. Arabaya bindik. Ferhat’ın yazlığına gidiyorduk. Melisa İlayda’nın arabasında. Biz erkekler Ferhat’ın arabasındaydık.

Zeki;

– Hacı gülleler kızlar var diye konuşamadım. Partiye Berkant ve anası gelecek. Hişt kuzeyin oğlu cennet hocayı merak ediyon mu lan?
– Banane ondan oğlum evli adam sayılırım ben artık.
– Hassiktir bende oğlum evlenmesek de her gün böyle partilere mi aksak?
– Saçmalama amk söz verdin kıza.
– Doğru neyse merak etmiyorsan cennet hoca ile de haberim vardı ama neyse.
– Adama bak amına koyayım ya. Oğlum dinleme cihazı falan mı taktın annene?
– Yok oğlum esma kapattı, cennet aradı. Tatilden dönmüşler. Şuan İzmir’de kocasıyla pompik yapıyordur.
– Dönmüş mü?
– He hacı gülle. Sevindiin, bak sevindiin amaa sen.

Ferhat;

– Kuzeyi bilmem de ben sevindim. Tadı damağımda kaldı orospunun.

Zeki;

– Orospu deme lan, kuzeyin ex aşkı o.
– Ne aşkı len.
– Kadın sana aşık oğlum bakışlarıyla yakıyor.

Yazlığa geldik. Arabadan inip bahçeye geçtik. Gerçekten çok güzel esiyordu. Oturduk. Ferhat ile Melisa içeriye gidip içki getirmeye gitti.

Ben;

– Ben bunu sevmiyorum amk dur ben kendim alırım içkimi.

Eve girmek için kalktım. Arkamdan İlayda ayaklandı;

İlayda;

– Buz yok. Bende buz getireyim.

Zeki;

– Kuzeyin oğlu getirir sen niye gidiyon?

Melisa zeki’nin koluna vurdu;

– Kız zilli ne vuruyon acıdı ama…

Ben içeriye geçtim içkilere bakıyordum. İlayda yanıma geldi.

İlayda;

– Kuzey!
– Efendim?
– Konuşalım mı biraz?
– Olur geç otur.

Koltuğa geçip oturduk.

– Kuzey ben sınavda bu şekilde sıralama yaparsam yurt dışına gidiyorum.
– Hadi ya sevindim umarım başarırsın.
– Teşekkür ederim. Ama gitmeden önce senden son bir şey istiyorum.
– Ne istiyorsun İlayda?
– Seninle olmayı.

Dudaklarıma yapışmıştı, kendimi geriye çekemiyordum, üzerime daha çok geliyor, dudaklarımı emiyordu. Omzundan tutup çektim;

– İlayda dur ne yapıyorsun çocuklar dışarıda. Hem olmaz yapamam, yani yaparım aslında ama olmaz yanlış. Sen bakiresin daha.
– Yurt dışında zaten kaybedeceğim.
– E uygun zaman? Mekan.
– O sen evlenmeden önceydi hadi yapacak mısın yapmayacak mısın?

Gözlerime bakıyordu. İlayda’dan bunu hiç beklemiyordum. Başta şaşırdım ama o taze bakire amını sikmeden de bırakmak istemiyordum tabi ki. Ayağa kalktım elinden tutup kaldırdım onu da. Kucağıma altım. Öpüşmeye başlamıştık, kucağımda üst kata doğru çıkmaya başladık. Yatak odasına, en son yengemi siktiğim odaya, yatağa İlayda’yı attım. Soyundum, İlayda üzerindeki formasını çıkarttı, altında ki eteği çıkartıyordu. Elini tuttum. Yatırdım, eteğini sıyırıp külotunu çıkarttım. Eteği üzerindeyken, bacaklarını ayırıp o mis kokulu taze amını yalamaya başladım. Çok tazeydi, yalamaya doyamıyordum. Bacaklarını kapatıp ayağa kalktı. Pantolonumu çıkartıp sikimi eline aldı, dondurma gibi yalıyor, ısırmıyordu artık. Dişlerini sürtmeden ama hala acemice yavaş, yalıyordu sikimi. Ağzını açmasını, sabit durmasını söyledim. Saçlarından tutup o küçük ağzında git gel yapıyordum. Diliyle destek oluyor, dondurma gibi yalıyordu.

Yatağa uzandı. Yanına uzanıp sikimi amına hizaladım. Götüyle destek olup, amına sikimi sürtüyordu. Sikimi yavaş, yavaş amına sokmaya başladım. Çok dardı girmiyordu, ilayda dişlerini sıkıyor, elleriyle kolumu sıkıyordu. Ben iyice yüklenip amını açtım, içine girmiştim hafif git geller yapmaya başladım. İlayda çok zevk alıyor, kollarımı sıkıyor, canı acıyordu. Bu şekilde alışana kadar siktim. Artık iyice zevk almaya başladı; “çok güzel bir şey bu kuzey devam et durma” diyordu belinden tutup kaldırdım, domaltmıştım İlayda’yı. Köpek gibi sikiyor, amına daha hızlı girip çıkıyordum. Sikimde ve onun amından seyrek bir şekilde kan süzülüyordu, gerçekten bakireydi. Amını o şekilde görmek istemedim. Banyoya soktum İlayda’yı ve temizlendik. Banyoda kucağıma alıp yatağa geri taşıdım. Tekrar domalttım ve birden soktum amına sikimi. Gözleri yuvasından fırladı, çığlık attı. Dışarıdan Zeki’nin sesi geliyordu;

– Hoooy tavuk mu boğazlıyon kuzeyin oğlu yavvaaaşş!

Yatak odasının penceresi açıktı, ve o pencere bahçeye bakıyordu. Ama umurumuz da değildi. Kimseye aldırış etmeden İlayda’yı sikiyor, onu inletiyordum. Boşalacaktım artık. Çok zevk veriyordu o dar amı bana. Sikimi içinden çıkartmak istediğimde iyice götünü bana dayadı ve elimi tutarak; “içime boşalmanı istiyorum, hissetmek istiyorum seni” dedi. Ben belinden kendime iyice yapıştırıp, tüm döllerimi içine akıttım. Yanına kıvrılmıştım, terlemiş, yorulmuştum.

İlayda;

– Teşekkür ederim. Eminim kimse senin kadar güzel sikemezdi beni.

Dudaklarından öptüm, yataktan giyinmek için kalktım. Oda kalkıp giyindi. Aşağıya inip içkimi aldım, İlayda’da buz kovasını eline aldı. Bahçeye çıktık yürüyorduk Zeki bağırıyordu;

– Oh oh, o buzlar erimedi mi kız zilli
– Yok Zekicim erimedi
– Yok onu demiyorum, senin buzları diyorum. Ne inledin kızım be! Benim ki kalktı burada!

Melisa Zeki’nin koluna vuruyordu.

Zeki;

– Hişt kız zilli canım çekti, bizde mi çıksak bir yukarıya.
– Zeki saçmalama dikişlerin mi açılsın.
– Açılsın hava aldırmış oluruz organlara.

Yerimize geçip oturduk. Ferhat ile Mete şaşkın gözlerle bize bakıyordu. Mete bana yaklaştı;

– Oğlum ne yaptın amk?
– Napayım amk kendi istedi.
– Vay anasını sikeyim ya!

Ferhat;

– Şeytan tüyü var bu çocukta.

Zeki;

– Hişt hacı gülle, şeytansııııınn!

İçkilerimizi içtik, artık evlere gidecektik. İlayda ile Melisa arabaya binip gitti. Zeki ben ve Ferhat da bindik gidiyorduk yolda. Telefonum çaldı Özge arıyordu;

– Aşkım neredesin?
– Aşkım?
– Yanlış bir şey mi söyledim?
– Yok alışık değilim bunu senden duymaya da ondan.
– Bundan sonra böyle aşkım. Neredesin?
– Yoldayız geliyoruz.
– Tamam canım aç mısın? Eniştem balkonda mangal yapıyor.
– Mangal mı?

Zeki;

– Adam kaçak et kesti, mangal diyor ya.

Zekinin ağzını kapattım elimle.

– Tamam açım yeriz tabi. Görüşürüz aşkım.
– Görüşürüz aşkım.

Zeki’ye döndüm;

– Oğlum ne yapıyon amına koyayım, daha evlenmeden yuvamı yıkacan lan!
– Ne dedim amına koyayım. Ete doydun yalan mı? Kaçak et kesmedin mi?
– Lan oğlum kestiysem bunu Özge’nin bilmesine ne gerek var?
– İyi be şeytan seni.

– Beyler açsanız mangal var evde gelin yiyelim öyle gidersiniz?

Ferhat;

– Sağol kanka diyetteyim göbek çıktı sporu bıraktık diye amına koyayım.

Mete;

– Al benden de o kadar

Zeki;

– Ben gelemem çok önemli işlerim var evde kankiler.
– Ne işi bu?
– Sıçacam.
– Bu mu önemli iş?
– Evet. Ne oldu ki?
– Oğlum bizde de sıçabilirsin.
– Yok. Ben bizim evden başka yerde sıçamıyorum hacı gülle. En son komşuluğa gitmiştik. Ben orda patır, putur, çatır, çutur bir sıçtım. Ama bak nasıl sıçıyorum artık ne yedirdilerse bana. At mı, yılan mı yedirdiler. Bir koku, bir koku. Ben tuvalette sıçıyorum. Evdekiler bahçeye kaçmış kokudan. Evden çıkmadı koku.

Ferhat;

– Kusacam şimdi amına koyayım bu kadar detaya girmen gerekli miydi Zeki?
– Napayım? Adamın evini mi kokutayım şimdi durduk yere? Bilsin işte.

Ben;

– Anladım Zeki peki ev kokmuyor mu?
– Bilmem ben tuvalete girince evdekiler dışarıya çıkıyor zaten.
– Ha patır kütür devam yani.
– Napacan kanka götümü mü tıkayayım osurmamak için.
– Anladım kanka.

Mete;

– Abi geldik in kurtar kendini.
– Aynen kaçtım ben.

Zeki camdan kafasını çıkarttı, balkonda babama el sallıyordu. Babam gel diye el işareti yapıyor. Zeki de “yok eve gidip sıçacam” diye el işareti yapıyordu. Artık siz canlandırın gözünüzde 😀

Evin kapısına gelmiştim. Anahtarı deliğe sokarken Özge açtı kapıyı. Gözlerime inanamıyordum. Çok güzel giyinmiş, süslenmişti.

– Oha amına koyayım?
– Yavaş lan!
– Bu güzellik ne?
– Çok mu güzel olmuşum?
– Çok az kalır yanında. Dön bakayım şöyle. Öf yavrum benim ya mükemmelsin.
– Teşekkürler aşkım. Hadi geç içeri.
– Bence direk senin odana geçelim.
– Yok o gece. Şimdi olmaz.
– Of amk of.
– Oflama. Ver ceketini.

Ceketimi verdim. Elimi beline atıp çektim kendime. Yanaklarından öptüm.

Annem;

– Kuaföre gittik, alışveriş yaptık nasıl olmuş?
– Süper olmuş anne.
– E insan kendi güzel olunca.
– Aynen.

Babam balkondan sesleniyordu;

– Gelin hadi pişti etler.

Balkona çıkıp masaya oturduk. Özge yanıma oturdu. Babam etleri getirmişti. Hemen uzanıp bir tane almak istedim ama parmağımı yaktım. Yengem parmağımı tutup öpüyor, çok mu acıdı diye soruyordu. Yüzüne bakıp gülümsedim. Yemeğimizi yedik, masayı topluyorlardı. Babamla ellerimizi yıkadık, üzerimi değiştirdim. Balkona çıktığımda, rakı masası kurulmuş, mezeleri getiriyordu yengem.

Ben;

– Alla alla bir şey mi kutluyoruz?

Babam;

– E oğlum sizin düğüne az kaldı. Kutlayalım tabi artık.
– Haklısın bana kutlayalım.

Bir anahtar çıkarttı cebinden masaya koydu.

– Bu anahtar ne baba?
– Sana fikrini sormaya fırsatımız olmadı, yengen çok beğendi bende aldım.
– Ne aldın?
– Ev ulan ev. Bizimle mi yaşayacanız yeni evliler.
– Hadi be. Nereden aldın?
– Bizim 3 bina ötemizde ki evi.
– He yakınmışız.
– Ne o uzak mı olmak istiyordun?
– Yok baba ondan değil ya.
– Çocuklar gelir gider bize. Ayrılmasınlar birbirlerinden istedik.
– İyi düşünmüşsünüz baba. Sorun yok çok sevindim. Bende seviyorum bu mahalleyi, denizi. Güzel olmuş. Teşekkür ederiz.
– Eşek sıpası seni, yarın bir bak eve. Her ne eksiği varsa not al. Mimar sokacam daha o eve. Özge birkaç şey istedi, onlar yapılacak.
– Olur bakarım baba.
– İlayda ne oldu paşam?
– Konuştuk baba sorun yok. Hallettik yani.
– Peki bakalım sevindim. Hadi şerefe.

Rakımızı içiyorduk.

– Baba dayım ne oldu?
– Gitti.
– Nereye?
– Almanyaya. Gitti artık.
– İyi bari.
– Ha söylemeyi unuttum.
– Neyi baba?
– Özgeyi ehliyete yazdırdık. Bir araba da ona alacaz.
– Harbi mi çok iyi alalım tabi.

Bugün de böyle geçti, hava kararmış akşam olmuş, bahçede oturuyordum. Özge geldi yanıma;

– Anlattı sanırım baban sana.

Kolundan tutup kucağıma oturdum. Salıncakta sallanıyorduk.

– Anlattı aşkım. Sevindim yakınız.
– Bende. Ev çok güzel kuzey.
– Artık boy boy çocuk yapar, yaşarız.
– İnşallah

Boynuma sarılıyor, öpüşüyorduk. İlayda mesaj atmıştı;

– “Kuzey bugün olanları unutamıyorum lütfen gidene kadar tekrarlayalım”

Göz ucuyla mesajı okuyup telefonu cebime geri koydum. Özge ile sarmaş dolaş oturuyorduk salıncakta.

Özge;

– Hadi çıkalım odamıza.
– Çıkalım canım…

Elinden tutup eve girdik, onun odasına gidip kapıyı kapattık. Boynuma sarılıp, dudaklarımı emiyordu. Kalçalarından tutup kaldırdım. Duvara dayayıp sevişiyordum Özge ile. Yere çömelip sikimi çıkarttı, ağzına almış yalıyordu. Özge gerçekten bu işi biliyordu. Sikimi iyice yaladıktan sonra kafamı tutup beni çömeltti, amını yalatıyordu. Parmaklarımı amına sokup çıkartıyor, iştahla yalıyordum. Tertemiz amı vardı, hiç kılı yoktu. Ben yaladıkça zevk suları ağzımı dolduruyordu. Ama bir şey fark ettim özge sert sikilmekten hoşlanıyordu öyle ya, inlerken şunları söylüyordu;

– Yala amımı, iç sularını, başkası da yalasın mı amımı? İçsin mi sularımı?

O böyle konuştukça sinirleniyor, amını daha sert parmaklıyor, amını ısırıyordum. Çok hoşuna gidiyordu. Saçından tutup yatağa attım Özge’yi. Gülüyor, bacaklarını ayırıp, amını çıkartmış ortaya amını tokatlıyordu.

– Sik hadi taze amcığı, yengendim karın yaptın. Orospun yap, sik durmadan.

Bu tarz konuşuyordu. Beklemediğim cümlelerdi bunlar Özgeden. Yanına gittim bacaklarını ayırdım.

– Sadece benim orospum olacaksın ama? Başkası yok.
– Sen başka yarrak ye desen ben yemem. Senin orospunum ben. Hadi sik orospunu.

Domalmış, kalçalarını elleriyle ayırmıştı;

– Götüm doymadı sikine, götümden sik beni.

Ağzımı göt deliğine dayadım, dilimi götüne sokup çıkartıyor, göt deliği açılıp, kapanıyordu. Sikimi göt deliğine sokup git gel yapmaya başladım. Sesli bir şekilde inliyor, evdekileri umursamıyordu. Ağzını elimle kapatıyordum, ısırıyordu elimi.

– Çok güzel sikiyorsun, devam et. Sok hepsini hissetmek istiyorum.

Bu sözler beni daha çok tahrik ediyor, daha sert sikiyordum. Özge esk**en bu kadar ateşli değildi, sanırım artık seksin tadına gerçek anlamda varmış, seksin ne olduğunu anlamıştı. Bir kadın nasıl sikilirse değil. Ateşli bir kadın nasıl sikilirse öyle siktim Özgeyi. Götüne tokarlar atarak, azgınlığını daha çok arttırarak, orgazmın doruklarını yaşatarak. Amını sikerken bacakları titriyor, ağzını kapattığım halde çığlık atıyordu. Bir an korktum babam yada annem bir şey oldu diye gelecekler diye. Tüm döllerimi istediği şekilde amına boşalmıştım. Amından döllerim akıyor, eliyle amına geri sokuyor, parmaklarıyla geri itiyordu. Ayağa kalkıp, üstüme çıktı. Sikime doğru eğildi ve kalan dölleri de ağzıyla sildi, süpürdü. Dudaklarında döllerim vardı. Memelerini emiyordum. Amını parmaklamaya devam ediyordu. Duşa girdik.

Tüm dölleri amından akıverdi, suyla birlikte temizledik, sikimi avuçlayıp bacağının tekini kaldırdı. Sikimi sıvazlayıp amına soktu tekrar. Duvara yasladım ve suyun içinde sikmeye devam ettim. Bacağı ağrıyınca domaldı, götüne sokmamı istedi. Sikimi amından çıkartıp götüne soktum. Amını parmaklıyordu. Götünden sikilirken, amını parmaklamayı seviyordu. Çok sert bir şekilde sikerken; “geliyorum” dedim. Hemen çömeldi, sikimi ağzına aldı. Bir taraftan sıvazlıyor, ve sikimi somurarak emiyordu. Sıcak döllerimi ağzının içine akıttım. Eline döllerimi tükürdü ve amına sürdü. Sikimi iyice yaladı suyun altında.

Yıkanıp, durulandık. Balkona çıktık birlikte. Ben sigaramı yaktım. O mutfağa gitti bira getirmek için. O ara İlayda mesaj atmış telefonuma bakınca fark ettim. Amını parmaklarken resmini çekmiş ve şunu yazmış;

– Uyumadıysan gelir misin? Sikinin tadı damağımda kaldı. Sikmeni istiyorum.

Mesajı atalı 2 saat olmuş, zaten bir yere de gidemezdim. Özge geldi elinde biralar ile. Ve konuşmaya başladı;

– Kuzey!
– Efendim aşkım…
– Ne istiyorum biliyor musun?
– Ne istiyorsun?
– Bir an önce kendi evimize çıkıp rahat rahat inlemek. Çok zevk alıyorum sen beni sikerken ama bunu dışarıya vuramıyorum evdekiler yüzünden.
– Evimize gidince rahat rahat inlersin az kaldı.
– Sabırsızlıkla o günü bekliyorum.

O gün sarılıp uyumuştuk, güzel bir hafta sonuna uyandım. Saat sabah 11.00’dı. Özge kahvaltıya çağırıyordu. Telefonuma baktığımda İlayda yine çıplak fotoğrafını atmıştı. Sinirlendim, kapımı kilitledim ve aradım…

– Sen ne yapıyorsun amına koyayım ya?
– Seni istiyorum Kuzey!
– İsteme amına koyayım.
– O ne demek şimdi?
– Anlamıyor musun kızım? Ben evleneceğim ve bunu bozmanı istemiyorum rica edeceğim böyle mesajlar atma yoksa kendinden soğutacaksın beni…
– Öyle mi oldu kuzey?
– Lan ne olacaktı? Kendin istedin yarrağımı yemeyi!

Suratıma telefonu kapattı. “ amına koyduğumun orospusu” diyerek odanın kilidini açtım. Özge karşımdaydı;

– Ne oldu aşkım ne bu sinir?
– Ha önemli değil bir tanem ferhat’a sinirlendim.
– Ferhat? E aşağıda seni bekliyor.
– Tamam işte erken gelmişler. Ben müstakbel karımla ilgilenecektim bugün dedim.
– Yerim seni, olsun gez arkadaşlarınla, yakında daha çok özleyeceksin onları.

Boynuma sarılıp öpüyordu.

– Hadi kahvaltı hazır, arkadaşların bahçede bekliyor, toklarmış oturmadılar.
– Zeki?
– Oda yanlarında.

Özge’nin beline sarıldım merdivenlerden iniyorduk, dışarıdan Zeki bağırıyordu;

– Ohoo hadi be hacı gülle, beşik mi salladın gece boyunca, hişt bana bak çocuğun var da bizden mi saklıyon.

Ferhat;

– Zeki sus sabah sabah amına koyayım.
– Ne var oğlum yapar bu…

Bahçeye yanlarına çıktım;

– Geldim amına koyduğum ne bağırıyon.
– Ooo panka günaydın. Kahvaltını et akacaz bugün.
– Akalım da sen nasıl oldun?
– Çok iyiyim hacı gülle, ciğer iyi geldi. Acıyor biraz o kadar.
– Tamam geliyorum hemen.

Hızlıca kahvaltımı yaptım. Dışarıya çıkıp Mete’nin arabasına bindik.

Ben;

– Beyler İlayda ile başım belada amına koyayım.

Mete;

– Ne oldu la?
– Ne olsun oğlum. Kızı siktik bağımlısı oldu yarrağın. Çıplak resimlerini atıp duruyor.

Zeki elimden telefonu kaptı;

Zeki;

– Vallaha mı diyon lan hacı gülle, amına koyayım şifre koymuş aç da bakak. Hep merak etmişimdir onun cicişlerini.
– Ciciş yok Zeki, amını parmaklarken atmış birde.
– Vay amına koyayım. Kız azgın çıktı!
– Hem de ne azgın.

Ferhat;

– Özge görmedi değil mi?
– Görse yüzü gülermiydi amına koyayım?
– Doğru.

Zeki;

– Hişt hacı gülle, aç hadi şunun şifreyi de bakak be.
– Saçmalama amk ver şu telefonu.
– Ne kıymetli amın varmış, annen sana hiç göster ama elletme demedi mi?
– Ulan am benim mi git İlayda’dan iste. Zaten azgın verme ihtimali yüksek.
– Olmaz, ya da olur. Dur ben Melisaya söyleyim de grup yapak üçlü ha hacı gülle?
– Yap Zeki yap.

Zeki telefonunu çıkarttı Melisayı arıyordu. Ferhat elinden aldı;

– Şekerim senin devreler yandı yine saçmalama amına koyayım. Evlenmeden ayrılacaksınız.
– Noldu ki? Niye ayrılak oğlum? Melisa daha bana dedi, Kuzey ile İlayda, benle Melisa dörtlü yapacaktık. İlayda onun için verdi Kuzeye.

Ben;

– Ne? Ne dedin sen?
– Hassikome, ben bunu söylemeyecektim. Amcık gibi ağzım var tutamadım yine.
– Dur amına koyayım bir dakika. Melisa sana grup mu yapalım dedi.
– He hacı gülle, Kuzeyi çağır bir gün. Bende İlayda’yı çağırcam dedi, bol bol içecez kafalar zoom. Sen ilayda’yı sikerken Bende Kuzeyle yatarım dedi.
– Sen ne dedin?
– Önce güldüm, sonra bir daha güldüm. Sonra İlayda’nın cicişler gözümün önüne geldi. Olur dedim.
– Ulan kanka diyoruz adam arkamızdan iş çeviriyor.
– Ne var amına koyayım? Karım olacak kızı altına veriyorum. İş mi çevirmek oluyor bu?

Mete;

– Zeki?
– Efendim panka.
– Gavat mısın kardeş? Gavat taklidi mi yapıyorsun?
– Godoşluk daha seksi Gavat kelimesini sevmiyorum. Hem koca koca dayılar karılarını siktiriyordu, ne var bir kerede biz denesek.

Ben;

– Zeki sus amına koyayım. Beyler bir planım var.

Ferhat;

– Benim düşündüğü mü düşünüyorsun?
– Aynen.

Mete;

– Yok artık ciddi misiniz?

Ferhat ile Ben aynı anda söyledik;

– Aynen moruk.

Zeki;
– Bak yine anlamıyorum. Ne oluyor lan? Neyi düşündünüz? Hep böyle kapalı kutusunuz anlamıyorum amına koyayım. İçinizi mi okuyacam? Müneccim yarrağımı yaladım? Nerden bileyim ben ne düşdünüz. Hişt hacı gülle benim düşündüğü mü düşünüyorsun?

Ferhat;

– Ne düşünüyorsun sen şekerim?
– Vantilatöre parmağımı sokmak.
– O parmak götüne girsin Zeki.
– Bende de ne göt varmış arkadaş, gören hep bir sikme derdin de, hep bir fantezi kurmalar.

Ben;

– Eee ne diyorsunuz? Okey mi?

Ferhat ile Mete bakıştı;

– Tabii ki okey amına koyayım.

Zeki;

– Bak Melisa varsa işin içinde bozuşuruz.

Ben;

– Zeki?
– Efendim hacı gülle?
– Karşında melisayı siksem ne yaparsın?
– İlayda’yı ben sikeceksem sorun yok.
– Amına bile koy.
– O zaman bak bir tadına nasılsa evlenince bol bol bakacam amına koyayım.

23. BÖLÜM SONU…

DEVAM EDECEK…

LÜTFEN DEĞERLİ YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİNİZ!…