Nasıl Ceren Oldum?-3


Beynim, bedenim darmadağın olmuştu. Deliğim acıyordu, daha yeni başlamıştık ama Serkan vücudumda damla derman bırakmamıştı. Yine de tek önceliğim buymuş gibi kahve bulaşığını yıkadım. Yere damlayan dölleri sildim. Elimden geldiğince mutfağı pırıl pırıl yapmıştım. Buzdolabına bakıp, bir saat önce beni zorla beceren adama yarın sabah ne hazırlayabilirim diye düşünecek kadar ümitsiz bir vakaydım.

Mutfaktan çıkarken koridordaki aynada Cerenle, daha doğrusu kendimle yüz yüze geldim. Tipim dehşet kaymıştı. Suratımda, patlayan tokatların bıraktığı izler ve dağılmış rujum vardı. Yüzümdeki ifadeyse korkunçtu. Sokakta bu halde bir kadın görseniz başına kötü şeyler geldiğini düşünürdünüz. Hoş başıma gelen tam anlamıyla kötü şeylerdi. Ama asıl sorun başıma gelenler değil, başıma gelenlerden haz almış olmamdı. Korkarım daha fazlasını da istiyordum. Serkan’ın yaptıkları canımı yakmamış gibi yapacaklarını hayal ediyordum. Yatak odasından sesler geliyordu. Çekinerek yürürken bana seslendi, “Ceren gelirken bir şişe bira getir.” Hızla mutfağa dönüp dolaptan bir şişe bira aldım. Bornozla yatağımıza oturmuş saçlarını kuruluyordu, bana yaptıklarına rağmen hala gözüm bornozunun arasından görünen erkekliğindeydi. Ayak ucuna gelip birayı açtım ve güçlükle gülümseyerek ona uzattım. Biradan bir yudum alıp komodine bıraktı, gözlerime bakıp eliyle iki kez dizine vurdu. Deliğim hala dolu olduğundan popomu boşlukta bırakıcak şekilde dizine yanlamasına oturdum. Birayı uzattı, bir fırt çektim.

Bacaklarımı okşamaya başladı. “Buraya gelebilmek için aylarca ne istersem yaptın değil mi?” dedi. Kafamı salladım. “Burada başına gelenler sürpriz mi oldu peki?” dedi. Sustum. “Vücudunda tek tüy yok, makyajlı, peruklusun, kadın parfümü kokuyorsun, üzerinde orospu işi kıyafetler var. Çantanda daha neler var kimbilir. Ulan deliğini bile temizlemişsin. Ceren! buraya orospum olmak için geldin ben de sana öyle davranıyorum. Ha yok hala kendini erkek sanıyorsan siktir git başkalarına anlat ben erkeğim hikayelerini!” Ellerimi boynuna sardım yanağına utangaç bir öpücük kondurdum. Ah o sakalları içimi fena yapıyordu. Aşkım, valla trip atmıyorum popom çok acıyo da ondan suratım asıldı, bir de…

“Bir de ne yavrum ?”

Ya aşkım folloş ettin beni. Aynada kendimi gördüm de ne hale gelmişim. Bir temizlensem de yanına öyle gelsem dedim. Sırıttı Serkan “45 dakika veriyorum sana küçük orospum. 45 dakikada tüm hazırlığın bitmiş olsun.” Tamam aşkım deyip banyoya koştum. Ceren diye bağırdı arkamdan. Efendim aşkım dedim. “Çok güzel olmadan gelme.” dedi. Sırıttım. Çantamdan çilekli duş jelimi alıp banyoya geldim. Önce tuvalete oturup iyice ıkındım. O kadar çok akıntım vardı ki anlatamam. Serkan bir aylık döllerini içime boşaltmıştı sanki. Hızlıca bir duş alıp, kurulandım. Makyajımı tazeledim, parfümümü yeniledim peruğumu taktım. Şeyimi bacak arama sıkıştırıp tangamı ve kot şortumu giydim. Kırmızı bluzumu giyip Serkan’ın aldığı kolyeyi de taktım. Erkeğimi baştan çıkarmaya hazırdım. Yatak odasına gittim ama orada yoktu. Koridordan gelen sesleri takip ettiğimde Serkan’ın botlarını giydiğini gördüm, “Aferin tam zamanında hadi çıkalım.” dedi. Şok olmuştum ama ama diye mırıldandım. Yanıma geldi, çenemden tutup yanağımdan öptü ve korkuyor musun diye sordu. Şeyy evet insanlar yani deyip sustum. “Bu şehirde benim dışımda tanıdığın biri var mı?” dedi. Hayır anlamında başımı salladım. “Benim gözümde de karı kılıklı bir ibne olduğuna göre mesele yok hadi giy ayakkabılarını çantanı da unutma.” deyip popoma bir şaplak attı. Onunla tartışmaya cesaretim yoktu ki, sessizce dediğini yaptım. Serkan’a sorduğum tek soru şeyy aşkım converselerimi giyebilir miyim oldu. Güldü “Olur zaten motorla gideceğiz.” dedi.

Dışarı çıkıp hızlıca kaskımı taktım ve erkeğimin arkasına geçtim. Gelirken de motorda ona sarılmak harika bir duyguydu ama evde bana yaptıklarından olsa gerek şimdi çok daha iyi hissediyordum. Yol bitmiş bir alışveriş merkezine gelmiştik. İçeri girerken kalbim patlayacak gibi olmuştu, güvenliğin yüzüne bile bakamadım. İçeride yürürken kalbim sanki yerinden çıkacakmış gibi oluyordu. Başta insanlarla göz göze gelmemeye çalışıyordum. Bir süre sonra başımı kaldırdığımdaysa beni süzen insanlarla göz göze geliyordum. Kimi bacaklarıma odaklanıyor, kimiyse kadın mı travesti mi olduğumu kestirmeye çalışıyordu. İlk kez üzerimde hissettiğim bu bakışlar beni hem korkutuyor hem de tahrik ediyordu. Sessizce yürüyüp bunları düşünürken Serkan beni durdurup kredi kartını uzattı. Anlamamıştım. Karşıdaki penti mağazasını gösterdi, “Git de sutyenini al bakalım, 100 lirayı geçme oyarım.” deyip güldü. Aşkım nasıl konuşurum tezgahtarla anlarlar dedim ama Serkan oralı olmadı. “Neyi anlarlar ibne olduğunu mu travesti olduğunu mu? Öylesin zaten Ceren, kasma artık. Hem sesin için de endişelenme, konuşmanın ve sesinin erkeklikle alakası yok.” deyip boynumdan öptü. Yavaş adımlarla mağazaya ilerledim. Zaten küçük bir dükkandı ve içeride bir müşteri de vardı. İçeri girip aptal aptal etrafa bakarken tezgahtar kız hoşgeldiniz diyerek gülümsedi. En ince sesimle hoşbulduk dedim ama ses tonumun pek de kadın sesine yakın olduğu söylenemezdi. Tezgahtar kız anladı ama anlamamış gibi yaptı. “Yardımcı olmamı ister misiniz?” dedi şeyy evet sutyen bakıcaktım diyince sol tarafa doğru yürüdü. “Bu modellerimiz dolgulu ve destekli size bunları önerebilirim.” diyip uzun uzun modeli anlattı. Tezgahtarın umursamazlığı beni biraz olsun rahatlatmıştı. Benim için uygun bedeni de seçtikten sonra bahsettiği modelden iki tane alıp mağazadan çıktım.

Hem erkeğimin vermiş olduğu görevi yerine getirmenin hazzı hem de yabancı insanlarla kadın olarak iletişim kurmanın mutluluğuyla Serkan’ın boynuna sarılıp dudaklarından öptüm ve çok güzeller sana giymek için sabırsızlanıyorum dedim. Serkan gülüp “Ben de çıkarmak için bebeğim.” dedi. Harika bir gün oluyordu erkeğimle kolkola yürüyor vitrinlere bakıyor, kahve içiyorduk. Hayatımda ilk kez kızlar tuvaletine bile girmiştim:) Serkan dönme vaktinin geldiğini söyledi, yavaş yavaş dışarı çıkarken bir kadın Serkan diye seslendi arkamızdan. Ne kadar hoşlanmasam da alımlı taş gibi bir hatundu bu. Serkan “Ooo Gözde hanım nerelerdesin sen” deyip yanağından öptü onu. Beş dakika falan ben hiç yokmuşum gibi epey “derin” konulardan konuştular. Bir süre sonra Gözde yanağımı sıkıp “Yeni mi buldun bunu” diye sorup güldü. Elini ittim. Serkan evet dedi. Gözde eliyle sakso hareketi yaparak “Benim kadar iyi mi peki” diyip kahkaha attı. Serkan gülümseyerek çabuk öğrendiğimi söyledi. Gözde şeytani bir bakışla “Bir gün gözümle görmek isterim.” dedi. Çok öfkelenip Serkan’ın eski sevgilisi olabilirsin ama onun yanında şimdi onun yanında ben varım lütfen saygısızlık etme diye çıkıştım. Gözde bir an donup kaldı sonraysa kahkaha attı. “Ay çok güldüm neyse size iyi eğlenceler Serkancım.” dediği sırada Serkan onu dudaklarından öptü ve benden haber bekle dedi. Sonrasında Serkan kolumdan sıkıca tutup sürüklemeye başladı. Aşkım canım acıyor dediğim anda gözlerinden ateşler saçarak baktı ve “Yerinde olsam tek bir söz daha etmezdim dedi.”

Yol boyunca sustum. İçeri girip kapıyı kapattım ayakkabımı çıkaracağım anda Serkan boynumdan tutup beni yatak odasına sürüklemeye başladı. Ciyak ciyak bağırırken dolaptan aldığı tasmayla boynumu tasmaya bağlı iple de arkadan ellerimi bağladı. Sonraysa beni hem tokatlayıp hem azarlamaya başladı. “Ulan geldiğinden beri ne diyorum ben sana! Ben senin kocanım sense benim orospumsun. Yani sen bana aitsin. Tıpkı Gözde kancığı gibi tıpkı diğer orospularım gibi.” Ağlaya ağlaya özür diliyordum. Hıçkırıklarım arasında onu kıskandığım için böyle olduğunu söyledim. “Ulan bu eve götünü vermeye geldin kaltak, kendini bu evin hanımı mı sandın.” diyerek tokatlarına ve aşağılamalarına devam etti. Çenemden tutup kafamı kaldırdı ve fermuarından çıkardığı aleti kafama vurmaya başladı. “Bunun için buradasın Ceren. Bunun için buraya gelen kaltaklardan bir farkın yok anladın mı, kafan bastı mı sürtük!” Kafamı salladım ve tam bir zavallı gibi ağzımla aletini yakalamaya çalıştım. Serkan okkalı bir tokat attı ve dizlerimin üstünden yere düştüm. Ayakkabısıyla yüzüme bastı ve “Bana saygısızlık ettiğin gün senin de tek gördüğün saygısızlık olacak Ceren.” dedi. Şimdi Gözde’yi arayacağım ve sen özür dileyip, onu bu gece benimle olması için davet edeceksin. Anladın mı?” diye sordu. İtiraz edemezdim.

Serkan onu aradı ve benim ona bir şey demek istediğimi söyleyip telefonu bana verdi. Yediğim şamarların etkisi ve yaşadığım korku nedeniyle sesim titriyordu. Şey iyi günler Gözde. Alışveriş merkezindeki kabalığım için özür dilerim. Efendim Serkan, bu gece buraya gelmeni istiyor. Tabii ben de çok istiyorum.” dedim. Gözde kahkaha atıp, “Sıçtı ağzına değil mi” dedi. Bir şey diyemedim. “Ben hala yaşıyor olmana şaşırdım tatlım. Gelince dertleşiriz öpüldün.” dedikten sona telefonu kapattı. Ben nasıl bir şeyin içine düşmüştüm böyle.

3. Bölüm Sonu

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bursa escort
istanbul escort
canlı bahis canlı bahis bahis siteleri bahis siteleri ataşehir escort kayseri escort bayan mersin escort istanbul escort ankara escort bursa escort bursa escort bursa escort bartın escort bakire porno