Hayatımın Akışı Nasıl Değişti

27 Ekim 2019 0 Yazar: sexhikayeleri

Hayatımın Akışı Nasıl Değişti
Merhaba benim adım Gaye.Daha doğrusu artık bu ismi kullanıyorum. Sizlere “Selim” olduğum zamanlardan bir anımı paylaşmak istiyorum.

Mahallede sık sık arkadaşlarla gittiğimiz bir bakkal vardı. Bu bakkalın sahibi Cemal isimli 45-50 yaşlarında Hataylı bekar birisiydi. Fiziksel olarak iri yapılı, esmer, kır saçlı, bıyıklı ve hafif göbekli bir yapıdaydı. Evi oturduğumuz apartmanın hemen karşısındaki apartmandaydı ve yalnız yaşıyordu. Genelde hepimize sıcak davranır, ama bana sanki daha bir sıcak davranırdı. Özellikle tek başıma bir şeyler almaya gittiğim zaman benimle şakalaşır, şakalaşırken de popoma vurur, mememi sıkar ve beni güreşir gibi kucaklayıp popomu kasığına bastırıp bırakırdı. Ben tabi o zamanlar gayet saf olduğum için bu gibi eylemlerini de şaka maksadıyla yaptığını zannediyor ve sadece kıkırdıyordum. (Bu tarz elle tacizlere okuldaki bazı arkadaşlar tarafından da şaka süsüyle uğradığım oluyordu) Ama benim O’nun gözünde esasen çok farklı bir yere sahip olduğumu ve tüm bunları o yüzden yaptığını öğrenmem, çok da fazla zaman almayacaktı.

Cemal bir akşam bakkalına kola almak için gittiğimde “Selim şimdi bakkalı kapatacağım istersen gel arkada biraz havadan sudan muhabbet ederiz ne dersin?” diye teklifte bulundu. Ben de o an yapacak daha iyi bir işim olmadığı düşünerek teklifini kabul ettim. Cemal bakkalın kapısını kitledi, ışıkları kapadı ve birlikte kasanın hemen arkasında duran kapıdan geçilebilen depodaki eşyalı bölüme girdik. Girerken Cemal yanına cips ve bir kaç tane bira aldı. Deponun ışıklarını yaktı ve koltuğa oturup muhabbete başladık.

Bir yandan birayı ilk kez tattığım için içerken biraz zorlanmıştım ama yaz ayının başında olduğumuz için soğuk soğuk cipsle bir yandan iyi de gitmişti. İçkinin etkisiyle rahatlığım da artmış, hatta hafif çakır keyif olmaya da başlamıştım.

Cemal muhabbetin bir yerinde bana kızlarla aramın nasıl olduğunu sordu. Henüz kızlarla bir şey yaşamadığımı söyledim. Neden yaşamadığımı sorduğunda çekindiğimi söyleyince bana bu kez “Canım sana bişey diyim… Bence senin ilgini kızlar değil erkekler çekiyor ama henüz sen bunun farkında değilsin” diyiverdi.

Ben de ona böyle bir sonuca nasıl vardığını sorunca “Yavrum bi kere sende hiç erkeksilik yok. Tavırlarında da zaten bir efeminelik var. Fizik desen,.. Parlak, bembeyaz bir oğlansın… Kılın yok, tüyün yok… Popona el atıyorum avucumu dolduruyor. Memelerin desen genç kız memesinden hallice… Sen bence yanlışlıkla erkek doğmuşsun. Senden kızlara sevgili değil, anca kanki olur. Muhtemelen senin pipi de ufacıktır. Aç bakiym eğer yanılıyorsam sana 10 tane çikolata benden hediye…” diyince, herhalde biranın ve çikolataseverliğimin etkisiyle olsa gerek, çekine çekine şortumu indirip önümü ona gösterdim. Cemal benim pipime bakıp “E bak işte ufacık! Benim serçe parmağım bile bundan daha büyüktür” diyerek serçe parmağını pipimin yanına getirdi. Gerçekten de pipim serçe parmağından daha küçüktü. Bana “Bak bu yarraktan çok kadınların amında kilitoris diye bir kısım vardır ona benziyo” diyip kahkaha atmaya başladı.

İşin ilginç yanı ben tüm konuşmalar karşısında hem utanç duymuş, hem de erekte olmuştum. Sanki birinin alt tarafım açıkkken bana yakın durmasından da ayrı bir heyecan da duymuş gibiydim. Tabi durumu Cemal de hemen farketti kontrolü tamamen eline aldığını düşünürcesine bu sefer “Dur bir de götüne bakalım” diyerek bir anda benim arkamı çevirdi. Götüme bakarak “Oğlum bu ne tatlı bi göt böyle? Kar gibi bembeyaz olmasına mı yanayım, yoksa balon gibi top top olmasına mı yanayım… Sen bu götü nerede büyüttün la böyle? Değme karılara taş çıkartırsın. Üfff! Bacakların da etli etli bembeyaz. Sana ben acısam başkaları acımaz…” benzeri bir şeyler söyledi. Bir yandan da loblarımı sertçe yoğurmaya başladı.

Bense ilk kez yaşadığım bu şeyler yüzünden kafası karışmış vaziyette garip bir keyif almaya başlamıştım. Sanırım Cemal haklıydı. Benim gerçekten de erkeklerden hoşlanma gibi bir durumum vardı ve bunu ilk kez o an anlamıştım.

Ben bunları düşünürken götümü hamur gibi yoğuran Cemal, bu kez loblarımı iki yandan ayırarak deliğime baktı ve “Off ulan pembe pembe ne güzel girerim ben buna var ya…” birden bire suratını götümün arasına gömdü ve deliğimi diliyle yalamaya başladı. İnanılmaz bir zevk aldığımı şimdi bile çok iyi hatırlıyorum. Hem götüme batan sakalları, hem de deliğimdeki dili ile mest olarak iyiden iyiye kontrolü kaybetmiş ve kendimi tamamiyle Cemal’e teslim etmiştim. Kafamdan enseme, ensemden kuyruk sokumuma garip bir karıncalanma tüm vücudumu esir almıştı. İri yarı, olgun, kıllı, tecrübeli ve sert bir erkeğin eşliğinde bu zevkin güzelliklerini,diğer bir deyişle kadınlığı) ilk kez tecrübe ediyordum. Bunun benim için geri dönüşü olmayan bir yolun başlangıcı olduğunu ise biraz sonra anlayacaktım.

Bir süre daha deliğimi yalayan Cemal, birden bire suratını deliğimden çekip “Selim yavrum ben aslında sana bayadır hastayım ama kısmet bugüneymiş. Bak sen bu pipiyle hiç bir karıyı tatmin edemezsin. Bu kadar güzel bir vücudun varken, senin için en iyi şeyi bırak sana ben vereyim. Senin için mutluluk ahanda burada…” diyerek eliyle kumaş pantolonu üzerinden avuçladığı yarrağını bana doğru işaret etti. O zamanlar toy olduğum ne demek istediğini ilk başta anlayamadım. O da anlayamadığımı anlamışçasına fermuarını açtı ve aradan o devasa yarrağını çıkartıp sallamaya başladı.

Sonra yarrağını göbeğime doğru yaklaştırıp hafif hafif üzerine vurdu ve “Bu yarrak senin karışık kafanı toparlayacak güzelim. Sana bunu bir sokacam seni zevkten öldürecem. Başta biraz acıyacak ama acı geçtikten canın hep yarrak yemek isteyecek ve bir süre sonra sen kendin bana gelip götünü vermeye doyamayacan. Bak gör bunların hepsi olacak… Ama önce bu yarrağın tadına ağzınla bakacaksın. Aç bakiym ağzını…” diyip yarrağını ittire ittire ağzıma soktu. İlk başta büyüklüğünden dolayı ağzıma girip çıkması kolay olmadıysa da, daha sonra sanırım ağzım uyuştuğu için yarrağın giriş çıkışlarına alışabilmiştim. Tat olarak sanki ağzıma çiğ tavuk etini sokup çıkartıyormuşum gibi bir hisse kapılmıştım ama bir yandan garip bir aroma da ağzımın sularına karışıyor gibiydi. O aroma sanırım Cemal’in erkeklik aromasıydı ve gerçek anlamda başımı döndüren bir etkiyle ağzımın içini zaptetmişti.

Ben duruma alıştıkça yarrağı afiyetle somurmaya başlamıştım. Birden Cemal kafama bastırdı ve ağzımın içine oluk oluk bir şeyler akmaya başladı. Akan şeyin tadı oldukça ağırdı ama sıvının sıcaklığını hissetmek yine de hoştu. Cemal’in yarrağının da yarattığı doluluk sebebiyle zoraki olarak tüm bu sıvıyı yutmak zorunda kaldım ama yutunca nedense gırtlağımda çok kötü bir acılık, bir yanma oluştu. Bu durum beni biraz rahatsız etti ama tam o sırada Cemal beni kendine çekip dudaklarıyla dudaklarımı öpmeye başlayınca, konsantrasyonum acı tattan tekrar Cemal’e kaymıştı. Hep ilk kez yaşadığım bu şeyler benim adeta şu anki cinsel kimliğimin temelini atıyor gibiydi.

Öpüşme faslından sonra Cemal koltuğa oturdu ve dizini işaret ederek “Gel yavrum otur kucağıma!” dedi. Ben de zaten hipnoz olmuş gibi ne dediyse yapıyordum. Gittim sağ dizine doğru oturdum. Bir anda yaşanan tüm bu olaylar karşısında nefes nefese kalmıştım ve Cemal’in dizine oturunca biraz dinlenme fırsatı da bulmuş oldum.

Dizinde oturuyorken Cemal bana ve vücuduma bakmaya devam ediyordu. Sonra “Gel biraz kasıklarıma doğru yanaş da öyle otur kucağıma” diyerek beni tam olarak yarrağının olduğu kısma oturtacak şekilde kucaklamış oldu. Yarrağının sıcaklığını götümde hissetmeye başladım. Başta yumuşak olan yarrağı, götüm üzerindeyken tıpkı ağzımdaykenki gibi sertleşmeye başladı. Sırtımda Cemal’in göğüs ve göbek kıllarını hissediyordum ve bu bende gıdıklayıcı bir etki yaratıyordu. Ama bu gıdıklayıcılık beni kıkırdatmıyor, garip bir şekilde göt deliğimde bir karıncalanma, bir zonklama etkisi oluşturuyordu. Cemal adeta beni çözmüştü ve bu durumu ağır ağır, tadına vara vara yaşamaya devam ediyordu. Belimden tutarak popomu ileri geri yapmaya başladı. Artık yarrağı iki lobumun arasında iyice sertleşmişti. Ara ara yarrağının ucu deliğime değiyordu ve yine buradan gelen sımsıcak bir ıslaklık deliğime de bulaşıyordu.

Birden beni hafifçe kaldırdı ve avucunun içine tükürüp önce kendi yarrağına, sonra da deliğime bu tülürüğü iyice yaydı. Sonra avucuna bir kez daha tükürüp bu kez orta parmağını beni biraz da öne doğru eğerek hafifçe deliğime sokmaya başladı. Başta evet belli bir acı oluştu ama daha sonra deliğim parmağına alışınca işbu acı tamamen geçti. Orta parmağını çıkartıp bu kez 2 parmağını sokup çıkardı. Sonra parmak sayısı 3 oldu, 4 oldu derken deliğim iyiden iyiye parmaklarını rahatça alır hale geldi.

Sonra parmaklama faslına deliğimden parmaklarını çıkartıp son verince sıranın yarrağına geleceğini artık demir gibi olmuş yarrağına arkamı dönüp göz ucumla bakar bakmaz anlamıştım. Adeta hedefe kitlenmiş vaziyetteydi. Beni yeniden kucağına doğru çekti ve yavaş yavaş o sopa gibi dimdik yarrağın üzerine deliğimle oturmaya başlamıştım.

Yarrağa ilk kez oturuyordum ve çok ilginç hisleri aynı anda yaşıyordum. Bir yandan doğal olarak orta karar bir acı çekiyorken, diğer yandan da yarrağın o acıyla karışık tüm vücuduma karıncalanmalar eşliğinde tesir eden enteresan hissiyatını da yaşıyordum.

Yarrağının önce başı sonra gövdesi ve en sonunda tamamı deliğimin içine girince bir süre öyle durduk. Yarrağın içimi dolduran o varlığı giriş anındakinden daha belirgin bir acıyla sanki bir yerlerimi yırtmıştı. Bir süre o acının artçı sızısını yaşamaya devam ettim. Cemal bana acıyor mu diye sorup duruyordu. Ben evet dedikçe o da “Geçecek birazdan merak etme” diyordu. Gerçekten de acı en sonunda geçti ve bunu benden de duyan Cemal yavaş yavaş kalçalarımı elleriyle kaldırıp indirmeye başlayarak içimde yarrağıyla git gellere başladı. Ve o an bu gitgellerin ne kadar büyük bir zevk verebileceğini ilk kez yaşamış oldum. (Adına seks dediklerini sonradan öğrendiğim bu aktiviteyi hem de bir ibneye dönüşerek yaşamış olduğumu öğrenmem de fazla uzun sürmeyecekti.) Artık ince ince inlemeye de başlamıştım. Bu inlemeler fazlasıyla istem dışı bir halde çıkarttığım inlemelerdi diyebilirim.

Cemal bir yandan içimdeki duvarları aşındırıyor, bir yandan da boynuma ve kulağıma öpücükler konduruyordu. Benim inlemelerimi duyar duymaz kulağıma yaklaşıp “Sana ne dedim lan orospu, ne dedim lan ibne?! Zevk alacaksın demedim mi? Bak nasıl da karı gibi inlemeye başladın… Tabi aldın kol gibi yarrağın tadını, içindeki dişi açığa çıktı dimi kaltak?! Ama sen daha dur… Ben sana daha ne zevkler yaşatacam var ya… Sen artık benim karım oldum. Seni tam karı gibi yapacam. Sana seksi kıyafetler alacam onları sana bi güzel giydirip seni artık öyle de sikecem. Erkekliği falan unut. Diyorum ya senin erkek olarak doğman büyük hata… Senin gerçek kimliğin bu… Ben seni aslında tedavi ediyorum yavrum. Senin ilacın şu an içinde… Bundan sonra benden çok sen isteyeceksin bu ilacı… Ohhh daracık göt be! Hasta oldum ulan götüne…” sözlerini söyleyerek bir yandan da koca elleriyle memelerimi, göbeğimi, bacaklarımı sertçe sıkıp okşamaya başladı. Ben artık Cemal’in içimde gidip gelmesinden de, sözlerinden de, sertliğinden de ayrı ayrı zevk alır hale gelmiştim. Sanki benim eksik bir parçam varmış da o parçam Cemal ile dolmuş gibi hissediyordum. Bana biçmiş olduğu bu rol, sanki o zamana kadar arayıp da bulamadığım bir roldü. Adeta bulutların üstüne çıkmıştım.

Cemal hızlandıkça hızlanıyordu ve birden bire yarrağını iyice dibine kadar sokup böğürmeye başladı. Aynı anda götümün derinliklerine ağzımın içindekine benzer bir sıcaklık hissettim ve bu sıcaklık sanki bende bir şeyleri tetiklemişçesine benim önümdeki pipi demeye bin şahit isteyecek şeyin de sertleşip bir kaç damla beyaz sıvı akıtmasına neden olmuştu. İnanılmaz garip ve daha önce yaşamadığım bir kasılmanın eşliğinde, muazzam bir zevkin zirvesini yaşıyordum.

Bir süre daha içimde duran yarrak hafif hafif küçülerek flop diye bir sesle götümün içinden çıktı. Deliğime elimi attığımda oldukça genişlediğini farkettim. Bir yandan yine elime bir tür sıvı da geliyordu. Bu sıvı kırmızı ve beyaz karışımı gibi pembemsi bir renkti. Cemal “Merak etme bekaretini aldım diye götün kanadı. Artık yarrağıma alıştın bir daha kanamaz. Ben senin kocanım, sen benim karımsın. İçine tohumlarımı bıraktım. Kalabilseydin bu yüzden hamile de kalırdın” diyerek güldü ve “Bundan sonra bakkaldan ne alırsan al sana bedava. Ama bokunu da çıkartma haaa” diye devam ederek bu kez kahkaha atmaya başladı. Ben de hem aldığım zevkle, hem de Cemal’in söyledikleriyle beraber tebessüm ederek karşılık verdim. Evet yaşadıklarımdan ötürü mutluydum.

Zamanla Cemal beni evinde de sikmeye başladı. Başbaşa kaldığımız zamanlar bana Selim yerine Gaye demek istedi, ben de kabul ettim. Böylece bugün de kullanıyor olduğum Gaye isminin doğuşu bu şekilde gerçekleşmiş oldu 🙂 Sık sık onda kalmaya başlamıştım. Evdekilere arkadaşta kalacağım diyordum, onlar da fazla üstelemiyorlardı.

Evindeyken bana ilk kez siktiğinde söylediği gibi kadın kıyafetleri de giydirmeye başladı ve ben bundan da çok büyük keyif aldım. Seksi tangalar, jartiyerler, sütyenler babydoll’lar, farklı renkte peruklar hem giymeye alıştığım ve daha da önemlisi giymekten keyif duyduğum şeyler halini aldılar. Belli ki Cemal başından beri benimle ilgili söylediği her şeyde haklıydı. Galiba ben dünyaya kadın olarak gelmem gerekirken yanlışlıkla erkek olarak gelmiştim.

Kızlardan çekinmelerimin yerini ise, onlara karşı hiç ilgi duymamam almıştı. Artık sadece erkekler ilgimi çeker olmuştu. Okulda, mahallede erkeklerin önlerine çaktırmadan bakıp onları da bana Cemal’in yaptıklarını yaparken hayal ediyordum. Bunu hayal ederken minik pipim kalkıyor ve göt deliğimde de karıncalanmalar oluyordu. Ama benimle ilgili gerçeği bilen tek kişi uzun bir süre sadece Cemal oldu. Yani içimde filizlenen kadını besleme görevi uzunca bir süre Cemal’deydi. Bu sebeple önemli değişimlerimi yine hep O’nunla yaşadım diyebilirim. Sanırım O’na aşık da olmuştum. Benim için her yönüyle tam bir erkek, bir koca figürüydü.

Şimdilik hikayemi burada sonlandırıyorum. Fırsat buldukça Cemal ile daha sonra yaşadıklarımın detaylarını ve Cemal sonrası nasıl iyiden iyiye kadınsılaştığımın, nasıl tam anlamıyla “Gaye”ye dönüştüğümün sürecini burada yazmaya devam edeceğimi umuyorum. Anlatım bozuklukları, imla hataları vs. olmuşsa şimdiden özür diliyorum ve hepinizi yarraklarınızdan tek tek öpüyorum.