Hey şey nasıl başladı – 5 / İzmir Rüyası

7 Şubat 2020 0 Yazar: sexhikayeleri

Hey şey nasıl başladı – 5 / İzmir Rüyası
(Bu hikayenin kendisi, yer ve karakterler tamamen hayal ürünüdür.)

Rüya ile buluşma kararı alıyoruz

Rüya’ya o cumartesi gecesi saat 22.00 gibi bir mesaj attım.

– Ne güzel ruhun varmış.

Yanıt çok gecikmeden geldi.

– Teşekkür ederim.

Ardından ise aşağıdaki mesajı yazdım.

– Umarım ruhunu okşayan birilerini bulmuşsundur.

ve yine yanıt çok geçmeden geldi.

– Maalesef 🙁

Bu yanıttan sonra ise siyah elbisesi ile çekilmiş bir resmini benimle paylaştı.Elinde bir kadeh ve kırmızı şarap vardı. Vücudu ise inanılmaz düzgündü.

Sohbet koyulaşarak Skype üzerinden devam etmeye başlamıştı. O gece yaklaşık olarak 5 saat konuştuk. Çok fazla ortak noktamız vardı. İkimizde evli ve çocukluyduk. Bu sebeple çok fazla dikkatli olmalı ve karşımızdaki insanlara çok fazla güvenmeliydik. Sonraki günlerde yeniden görüşmek üzere vedalaştığımızda benim sohbet ekranımda yaklaşık 5-6 tane Rüya’ya ait resim vardı ve hepsi de birbirinden güzeldi.

Üzerinden çok da vakit geçmeden yeniden Skype üzerinden karşılaştık ve konuşmaya başladık. Bu konuşma ilk konuşmada yaşanan bazı çekinceleri giderdi. Artık ikimiz de birbirimize %90 üzerinde güvene sahiptik. Laf arasında bana evdekilerin kesin olarak 2, duruma göre ise 3 haftalığına şehir dışına gideceklerinden bahsetti. Sanırım kader bizi buluşturmak için ağlarını örüyordu. Çünkü benim ailem de 2 aylığına şehir dışına gitmişlerdi. İşlerim çok yoğun olduğundan ben gidemediğim için üzülmüştüm ama bu beni 38 yıllık yaşamımdaki belki en mutlu, belki de en kötü günlere götürecek sürecin başlangıcıydı. Umudum mutlu olmak yönündeydi.

Rüya’ya bizimkiler de şehir dışında dediğimde belki buluşabiliriz şeklinde küçük bir geyik yaptık. Evet geyik ile başlamıştı ama yaklaşık 1 saat sonra geyikten gerçeğe evrilen bir konuşma başladı. İşin içinde biraz da fantezi konuşmalar girdiğinden birbirimizi deliler gibi arzu ettiğimizi anlamıştık.

– 1 hafta sonra, hafta sonu görüşebiliriz. Sen önce sizinkileri gönder. Ben ne de olsa yalnızım dedim.

Ailesini şehir dışına gönderdikten sonra çevrim içi olacağını bildiğimden her akşam Skype üzerinde bekliyordum. Pazartesi akşamı çevrim içi oldu ve ilk mesaj ondan geldi. O da istekliydi. Bu bölümlerini çok uzatmadan geçeyim. Ben İstanbul’da o ise İzmir’deydi. Ben Ayvalık’ta bir apart otelde buluşabileceğimizi belirttim. Uygun buldu. Yer ayırma işini ona devredip aileme hafta sonu arkadaşlarla hem iş ziyareti hem de gezmek için Bursa’ya gideceğimizi söyledim. Güya Bursalı olan bir arkadaşımız da bizi baba evinde misafir edecekti. Tanrı affetsin. 🙂 O da benzer şeyler söyleyerek işi iyice garantiye almıştı.

Çarşamba günü otelin ismini söyledi. Benden özel bir isteği olup olmadığını sordum. Prezervatif almayı unutma dedi. O da bana özel bir kıyafet tercihim olup olmadığımı sordu. “Resimlerinde gördüklerim benim için yeterli. Sen her türlü güzelsin” diyerek yanıtladım. Cuma akşam iş çıkışı eve geldim, Skype programını telefon numaramı yazmak için açtığımda onun da telefon numarasını yazdığını gördüm. Sadece bir öpücük göndererek programı kapattım ve biraz uyudum. Gece 04.00’de çalan alarm sesine içimde bir garip duygu ile uyandım.

Bunu hem istiyor, hem de istemiyordum. İstiyordum çünkü içimdeki isteklere engel olamıyordum. İstemiyordum çünkü bir ailem vardı. İsteme tarafı ağır bastı ve İstanbul’dan Ayvalık’a doğru yola çıkmaya karar verdim. Hızlı araba kullanmayı çok sevmiyorum. Yaklaşık 6-7 saatlik bir yolculuk beni bekliyordu. Yola çıkmadan önce WhatsApp üzerinden “Çıkıyorum” yazdım ve cevap olarak bir öpücük geldi. Sanırım Rüya da yola çıkmıştı.

Rüya ile buluştuk

Ayvalık – Sarımsaklı’daki apart otele yaklaştığımda Rüya’dan mesaj geldi. Daha yakın olduğundan o çok önce gelmişti. Ben de sanırım 10 dakikalık yolum var diyerek yanıtladım. Yol bitmek üzereyken kalbim bir garip atıyordu. Heyecan yüksek, nabız 120-130 arası gidip geliyordu. Arabayı apart otelin topraklı otoparkına park ettiğimde arabasının başında bekleyen hafif uzun saçlı, 178 cm boylarında, 70 kg civarı birini gördüm. Aynı yaşlardaydık ama o benden dinç görünüyordu. Hayat sen ne yaptın bana hayat? 🙂

O da bana doğru bakıp gülümsediğinde onun Rüya olduğunu anladım. Ben de gülümseyerek ona doğru yürüdüm. Birbirimizin isimlerini söyleyip daha da gülümseyerek bayramlaşan 2 arkadaş gibi tokalaşıp, öpüştük. Sonra birlikte apart otele girdik ve odanın anahtarını alıp odaya gittik. Saat 13.15 civarıydı. Tabi yiyecek bir şeyler almayı da ihmal etmedik.

Odamız 1+1 ve içinde bir tane de banyo vardı. Heyecanımızı yenmek için havadan sudan konuşmaya başladık. Rüya’nın daha önce 1 defa böyle bir deneyimi vardı ama benim herhangi bir deneyimim yoktu. O yıllar öncesinde yaptığı şeyi yeniden yapacak olmanın heyecanındaydı, ben ise ilk defa böyle bir şey yapacak olmanın…

Konuştukça açıldık ama hala heyecan vardı. Böyle durumlarda insanlar heyecanlarını bastırmak için 1-2 kadeh bir şeyler içerlermiş ama ben içki de içmiyordum. Ama Rüya içiyordu ve kadehi ile şarabını yanında getirmişti. Kendimi kapalı bir çevrede yaşayan ailenin ilk defa geneleve giden oğlu gibi hissediyordum. Daha önce bu duyguyu hissedenler bilirler. 🙂

Yemekten sonra Rüya ilk kadehini doldurdu. Ben de Cola – Zero ile hafiften sarhoş olayım diye çabalıyordum. Rüya 2. kadehi de yuvarladıktan sonra iyice rahatlamıştı. Saat 15.30 civarı hazırlanmaya diğer odaya geçeceğim dedi. Ben iyice heyecanlanmıştım ve ufaklık hafiften hareketlenmeye başlamıştı.

Önceki konuşmalarda ben biraz erken boşalıyorum. İstersen önden rahatlayayım. Keyfin kaçmasın dediğimde hayır, böylesi iyi dedi. Hepsini ağzıma istiyorum. Şok, şok, şok. İlk defa birinin ağzına boşalacaktım. 🙂

Rüya odaya geliyor ve her şey başlıyor

Az önce yan odaya giden kişinin güzeller güzeli bir kadın gibi odaya gireceğini 40 yıl düşünsem akıl edemezdim. Rüya siyah mini bir elbise, siyah jartiyer çoraplar ve topuklu ayakkabıları ile karşımdaydı. Biraz da makyaj yapmıştı. Saçları zaten hafif uzun olduğundan bağlayarak peruk vs ile uğraşmadan işini halletmişti. Onu o halde gördüğümde nabzım 160’a yaklaşmış olabilir.

Rüya karşımda biraz dikilip onu baştan aşağıya süzmeme izin verdikten sonra, yavaş yavaş yanıma sokuldu ve kucağıma doğru oturdu. Ben ise gece karanlığında gözüne far tutulmuş tavşan gibi kalmıştım. Nabzım hala yüksekti ve düşürmek için bir şeyler yapmam lazımdı. Sağ elimi beline doğru doladığımda o da sol kolunu boynuma atmıştı bile.

O kadar yaklaşmıştık ki nefeslerimiz olanca sıcaklığı ile birbirimizin nefesini kesiyordu. Sol elim ise rahat durmuyor ve Rüya’nın bacaklarını okşuyordu. Kalçaları o kadar yumuşaktı ki benim ufak sikimin onun güzel kalçalarına ok gibi saplandığını ben bile hissedebiliyordum.

Rüya bana hafifçe gülümseyerek dudaklarıma ufak bir öpücük kondurmuştu. Ben ise dayanamamış ve dudaklarına yapışmıştım. Bir yandan sağ elimle bacaklarını okşuyor, sol elimle ise kalçalarını mıncıklıyordum.

Yaklaşık 3-4 dakika süren bu seanstan sonra Rüya hafifçe doğrularak ellerimden tutarak beni ayağa kaldırmıştı. Sikim 10.5 cm di ama sanırım bende 22 cm sik var havası oluşmuştu. Heyecandan olsa gerek hiç olmadığı kadar sert, hiç olmadığı kadar sıcaktı. Kenarlarda biraz daha deri olsa o anda 14 cm e kadar uzayabilirdi. 🙂

Rüya ellerini omuzlarıma atmış hafif hafif kıvırıyordu. Benim ellerim ise onun bellerinde ve o güzel kalçalarında geziyordu. Birbirimizin gözlerine bakıyorduk. O ara rüyanın ellerimden kayarak aşağı doğru inişini izliyordum. Aşağı doğru dizüstü çöktüğünde kemerimi ve düğmemi açışını, daha sonra da fermuarımı açarak pantolonumu aşağı indirişini izliyordum. Bekarlar bilirler. Herkesin bir tane – belki sevişirim donu – vardır ve sevişme ihtimali olan gün o donu giyer. :)) Ben de o külotu giymiştim.

Rüya külotumu da yavaşça aşağı indiriyor ve ben yalnızca onun kıvrak hareketlerini izleyebiliyordum. Rüya külotla beraber çoraplarımı da çıkardığında üzerimde bir t-shirt ile kala kalmıştım. Yavaş yavaş, koklayarak sikimi, taşaklarımı öpmeye başlamıştı. Sikimin başını ağzına aldığında lolipop emer gibi geri çıkardı. Gözleri zevkten kısılmış bir şekilde bana bakarak yanıyorsun diyebildi.

Heyecanım artık azalmıştı. Rüya’nın kafasını 2 kenardan nazikçe tutarak sikimi ağzına soktum. İlk defa birisinin ağzına sikim sonuna kadar girmişti. Bu çok güzel ve büyük bir zevkmiş. Ona yalnızca – şu anda benim için dünya durdu, dönmüyor – diyebildim. Ellerini başından çekerek bütün kontrolü ona bıraktım. Yavaş yavaş işini hallediyordu. Çok geçmedi ki – sanırım boşalacağım, istersen biraz ara ver – dedim. Rüya beni duymak istemiyordu ve yalamaya devam ediyordu. O anda nasıl zevk aldığımı şimdi hatırladığımda sikim yine dimdik oldu.

Apart otel olduğundan çok ses çıkartamıyorduk ama ben dayanamamış ve haykırarak boşalmıştım. Rüya’nın ağzına gidip geliyordum. Sikimin içinde 1 parça bile sperm kalmasını istemiyordum. Yaklaşık 1 dakikaya yakın ben hareket ettim, 1 dakikaya yakın da Rüya yalamaya devam etti. Yalamayı bıraktığında ağzında bir parça bile sprem yoktu. Hepsini yutmuş ve zevkten dört köşe olmuştu. Ben 14 köşe olmuş olabilirim. :)))

Bu kez ben Rüya’nın ellerinden tutarak onu ayağa kaldırmıştım. Beni o kadar mutlu etmişti ki Rüya’nın arkasını çevirip ona sarılmıştım. Tabi bu sarılma esnasında minisini yukarı sıyırmayı da ihmal etmemiştim. Rüya’yı tamamen hissetmek istediğimden t-shirtü çıkarıp sarılmıştım. Kıllı göğsüm onun elbise ile kaplı pürüzsüz sırtına değiyor, ben ise omuz bölgesini öpüyordum. Rüya’nın üzerinde bulunan mini elbiseyi çıkarmanın vakti gelmişti.

Mini eteği aşağıdan yukarı doğru sıyırıp, omuz bölgesindeki ipleri de aşağı doğru çekerek, elbisesini bel bölgesinde toplamıştım. Artık o güzel kalçaları daha rahat okşayabiliyordum.

Bacaklarında jartiyer, tanga bir külot ve bel bölgesinde toplanmış siyah mini bir elbise. Sıra Rüya’yı öpmeye gelmişti. Heyecan iyice bittiğinden sazı elime alma vakti gelmiş ve geçiyordu. Boynundan öpmeye başlayarak sırtından aşağı doğru inmeye başladım. Kalçalarına geldiğimde o güzel kalçaları saatlerce öpmek istediğimin farkına vardım. Toplanmış elbisesini aşağı doğru çekerek çıkarmasına yardım ettim. Topuklu ayakkabılarına takılmasına izin vermeden elbisesini çıkardım.

Rüya’nın ellerinden tutarak onu yatağa doğru götürdüm. Hala arkasındaydım ve az önce ilk defa boşalıyormuşcasına boşalan sikim yeniden sertleşmişti. Vücudunun üst bölgesini nazikçe yatağa uzattım. Ayakları yerde, kalçaları bana doğru dik, 90 derecelik açı ile duruyordu. Manzaram muhteşemdi ve öpülmeye değerdi.

Boynunu, omzunu, sırtını, bel çukurunu öperek aşağı doğru geldiğimde Rüya zevkten ufak ufak inlemeye başlamıştı bile. Kalçalarını hem öpüyor hem de mıncıklıyordum. Az sonra sikim iyice sertleşmişti. Geciktiricili! prezervatifimi taktım ve Rüya’nın tangasını yana doğru sıyırdım. Şimdilik çıkarmayacaktım. O güzel delik ile göz göze geldiğimizde elime aldığım kayganlaştırıcıyı 3 parmağına dökmüştüm bile.

Kayganlaştırıcıyı o güzel ve kusursuz göt deliğine sürdüğümde Rüya derin bir iç çekti. O iç çekme beni daha da heyecanlandırmıştı ve sikimi yavaşça göt deliğine değdirmiştim. Az önceki iç çekme yerini, derin derin nefes almaya bırakmıştı. Rüya yıllardır sikilmiyordu ve ilk defa sikilecek gibi daracık bir göt deliği vardı.

Sikim küçüktü ama yine de sokarken zorlanacağını hissetmiştim. Ufak ufak zorladığımda Rüya minik çığlıkları duyulmasın diye yastıkları ısırıyordu. Zor da olsa kafasını içine sokmuştum. Yavaş yavaş iterek 10.5 cm i de içine soktum. :)))))))

Rüya hızlı ama derin, derin ama çok hızlı nefesler alıyordu. Biraz içinde bekledikten sonra yeniden çıkarır gibi yapıp ileri doğru ittim kendimi. Rüya alışır gibi olmuştu ve artık hızlanmanın vakti gelmişti. Rüya’nın tangasını sol baş parmağıma taktım ve geri gelmesini engelledim. Rüya ısırmak için aldığı yastığı başının altına koymuş, kafasını yan çevirmiş ve ellerini ileri doğru uzatıp birleştirerek zevkin doruklarına çıkıyordu. Ben ise ilk defa bir göt sikmenin ve bu götün daracık olmasının hazzına varıyordum. Sol elim denge için duruyordu ama sağ elimle Rüya’nın götünü tokatlamaktan kendimi alamıyordum.

Az önce boşaldığım ve geciktiricili prezervatif kullandığım için biraz daha rahattım. Biraz daha bu pozisyonda gidip geldikten sonra durdum ve rüyanın içinden çıkarak sırt üstü uzanmasını sağladım. İçinden çıktığımdaki ohhh sesi hala kulaklarımda.

Rüyayı sırtüstü uzatmış ve bacaklarını omzuma almıştım. Rüya bembeyaz bir şekilde önümde yatıyordu. Tangasını yine çıkarmadan kenara sıyırdım ve tekrar içine girmek için biraz daha kayganlaştırıcı sürdüm. İçine girdiğimde Rüya yine zevkten zevke atlamıştı. Ayak bilekleri omzumda ve bazen öpücükler konduruyordum. Güzel bacaklarını da kollarım ile sıkıştırmış Rüya’nın ellerini tutarak kenetlenmemizi sağlamıştım. İçinde gidip geldikçe Rüya çıldırıyor, inliyordu.

Arkasında sıyıdrıdığım tangasını önden de biraz sıyırdım ve Rüya’nın sikini ortaya çıkardım. Ben gidip geldikçe onun o sönük siki sağa sola sallanıyordu. Onu o halde zevkten çıldırmış gördükçe hızlanmaya başladım. Rüya’nın ellerini bırakmıştım. Ellerim o güzel bacakları sıkıyordu. Rüya ise kalçalarını tutmuş 2 yana doğru açıyordu.

Rüya’nın sallanan siki büyümüyordu ama zevk sularının aktığını görebiliyordum. Ben ise hayatta hiç olmadığım kadar sert ve hızlı bir şekilde birinin içinde gidip geliyordum. Bir ara rüya kalçalarını bırakarak bir elini meme bölgesine, diğer elini de sallanan sikine götürdü. Onunla zevkten çıldırdığı anlarda oynamak hoşuma gitmişti. Sikine götürdüğü elini sikinden çektim ve benim kasık bölgeme doğru uzanmasını sağladım. Biraz durdu durmadı yine elini kendi sikine götürdü. Sik büyümüyordu ama zevk aldığı noktadan birisi de orasıydı.

Az sonra Rüya’nın küçük sikinden spremlerin aktığını gördüm. Ben ise Rüya’nın bacaklarını iyice kırp bileklerinden tutarak gidip gelmeye devam ediyordum. Çok geçmedi ki Rüya’nın üst baldır bölgesine ellerimle bastırdığım o anda boşalmaya başladım. Rüya derin ve hızlı nefes alıp inliyordu. Ben derinden ve derinden nefes alıp titreye titreye boşalmanın zevkini yaşıyordum.

Çok geçmedi ki Rüya’nın üzerine doğru devrildim. İkimiz de sakinleşmeyi bekliyorduk. Rüya’nın üzerindeydim ve sikim hala boşalırmış gibi atıp duruyordu. Prezervatifi çıkarıp kenara attım ve sikimi Rüya’nın ağzına gelecek şekilde kendimi yukarı çektim.

Eminim Rüya da sikimi emerken benim gibi yeni sevişmenin ne kadar süre sonra olabileceğini düşünüyordu. Ama önce yemek yemeli ve enerji almalıydık. O gün cumartesiydi ve o gece orada kalıp pazar günü evlenirimize doğru yola çıkacaktık. Her an, her saniye kıymetliydi.

Hikayemiz biraz dinlendikten sonra Rüya ile sekse devam ettiğimiz anlarla devam edecek 🙂