otobus macerasi 1

4 Aralık 2019 0 Yazar: sexhikayeleri

otobus macerasi 1
Merhaba benim adım Duygu, İstanbul da yaşıyorum ve Maslakta bir alış-veriş mağazasında satış sorumlusu olarak çalışıyorum. 23 yaşında 1.70 boyunda ideal denebilecek ölçülerde bir bayanım. Siyah dalgalı saçlarım ve yemyeşil gözlerim var. Çevremdeki insanlar çok güzel olduğumu düşünsede, bu güzelliğimi kullanıp çok fazla erkek arkadaş edinemedim. Bu güne kadar sadece iki erkek arkadaşım oldu ve ilk cinsel deneyimimi ikinci erkek arkadaşımla yaşadım. Şu anda hala onunla beraberim
ve onun benim bu yaşadığım olaydan haberi yok.

Dediğim gibi Maslakta çalışıyorum ve evim iş yerime bir hayli uzak, yaklaşık bir saatlik bir otobüs yolculuğuyla işe gidip geliyorum. Otobüs kullanmamın sebebi iş yerinin servislerinin benim oturduğum yere gitmemesi. Çalıştığım yerde bayan reyonunda görevli olduğumdan giyimime diğer çalışanlara oranla daha fazla dikkat etmem gerekiyordu. Genelde mini etek giyiyordum, tabi kış ayları hariç. O gün üzerime siyah mini eteğimi, siyah bluzumu ve onları tamamlayan siyah klasik kesim ceketimi giymiştim. Altıma çorap giymemiş ayakkabı olarak ta yine siyah diz altına kadar uzanan deri çizmelerimi giymiştim. Bu kıyafetle tam bir iş kadınına benzemiştim. Yine her zaman olduğu gibi işe gittim ve o sıkıcı günlerden birini geçirdim. Saat 6 gibi işten çıktım ve otobüs durağına gidip beklemeye başladım. Eğer trafik çok sıkışık değilse otobüsüm genelde 6:30 gibi geliyordu, yani yaklaşık yarım saat kadar bekleyecektim. Hava kararmaya başlamıştı ve hafif hafif yağmur yağıyordu. Akşam saatleri olmasına rağmen hava sıcaktı. Ben dalmış, gelip geçen arabaları seyrederken yarım saat süren bu sıkıcı beklemem sona ermiş ve otobüsüm gelmişti. Benimle birlikte aynı otobüse binmeyi bekleyen bir kadın ik**e adam vardı. Hep beraber otobüse doğru yürümeye başladık. İlk önce diğer kadınla ben binecektik otobüse, ikimiz yan yana duruyorduk ve ben ona yol verdim. Kadın ikinci basamağa adım attığında kalçamın sağ tarafında bir şey hissettim. Hemen başımı çevirip baktım, birde ne göreyim kadının çantası eteğime takılmış ve kadın basamakları çıktıkça eteğimde yukarı belime doğru kalkıyor. Ani bir hamleyle kadının çantasını tuttum ve eteğimin daha fazla kalkmasını engelledim. Ama biraz geç kalmıştım, eteğim çoktan belime kadar gelmiş ve kalçalarım açılmıştı. Altıma giydiğim beyaz iç çamaşırım arkamdaki iki adamın gözleri önündeydi. Önümdeki kadının şaşkın bakışları arasında eteğimi çantasından kurtardım ve hemen düzelttim. Arkama bakamıyordum, çünkü çok utanıyordum. Hemen otobüse bindim. Akbili bastıktan sonra hemen uzaklaşmak istiyordum ve otobüsün en arkasına doğru ilerlemeye başladım. Bindiğim otobüs şu uzun körüklü otobüslerdendi. Bilenler bilir bu otobüslerin en arkasında koltuk yoktur. En arkaya geldim ve arka camın önündeki demire tutunup dışarı bakmaya başladım. O utançla oraya gelene kadar boş yer varmı yokmu fark edememiştim. Ama çok utangaç olduğumdan dönüp arkamı bakamıyordum çünkü o adamlarla göz göze gelebilirdim. Önümde yaklaşık bir saatlik bir yolculuk vardı ve bütün gün ayakta durmaktan çok yorulmuştum. Ne olursa olsun deyip arkamı dönüp baktım, benim gibi ayakta birkaç yolcu daha vardı yani hiç boş yer yoktu. Ama o iki adamı da göremedim, herhalde ön sıralarda boş yer bulup oraya oturmuşlardı. İçim rahatladı. Kendi kendime boş ver
deyip tekrar önüme döndüm ve dışarıyı izlemeye başladım.

Otobüs duraklarda durdukça içerisi bir hayli kalabalıklaşmaya başladı. Yağmurunda etkisiyle herkes otobüse doluşmaya başlamıştı. Otobüs iyice sıkış tepiş olmuştu ve anlaşılan bu yolculuk tam bir işkenceye dönüşecekti. Bunlar yetmezmiş gibi şansıma her tarafımda erkek vardı. Otobüsün en arkasında merdivenin hemen yanında duruyordum ve her tarafım sarılmış gibiydi. Konuşmalarından anladığım kadarıyla çevremde duran erkeklerin hepsi birbirini tanıyordu. Sayabildiğim kadarıyla 6 kişiydiler. Tahminim en büyüğü 24-25 yaşındaydı, yani aynı yaşlardaydık. Hepsinin çantaları vardı, herhalde antrenmandan yada spordan geliyorlardı. Hepsi yakışıklıydı, ama içlerinden biri gerçekten çok tatlıydı. O tam sağ arka çaprazımda duruyordu ve ben arasıra ona bakmak için sağa dönüyordum. Sonunda dayanamadım sağa dönerek yan durmaya başladım, böylece onu daha rahat görebilecektim. 1-2 dakika sonra onunda bana bakmaya başladığını fark ettim. İşkenceye dönüşeceğini düşündüğüm yolculuk hiç beklenmedik bir şekilde güzel geçmeye başlamıştı. 10 dakika kadar böyle geçtikten sonra istemsiz olarak kafamı başka bir yöne çevirdiğimde diğer oğlanları fark ettim. Neredeyse hepsi kaçamak bakışlarla bacaklarımı seyrediyorlardı. Bu beni çok rahatsız etti ve ne yapabilirim diye düşünmeye başladım. O an aklıma bir basamak aşağı inmek geldi, daha aşağıda olacağımdan bacaklarımı görmeleri daha zor olur ve belki vazgeçerler diye düşündüm. Ve hemen bir alt basamağa indim. İşe yaramıştı, bakışlar azalmıştı. Tekrar o oğlana dönüp baktığımda yanındaki iki arkadaşıyla fısıldaştığını gördüm ve hemen ardından arkadaşlarından izin isteyip yanıma geldi. Oda bir basamak aşağı inmiş ve tam yanımda duruyordu. Biraz utanmıştım ve hafifce ona arkamı döndüm. Heyecanlanmıştım, çünkü benimle konuşmak için geldiğini düşünüyordum. Tam o anda kalçamda bir şey hissettim ve irkildim. Oğlan hareketimi yanlış anlamış ve penisini kalçalarıma dayamıştı. Belk**e ben yanlış bir hareket yaptım, bilmiyorum. Oğlan penisini tam kalçalarımın arasına yerleştirmişti. Gerçekten şok olmuştum ve çok utanmıştım, ne yapacağımı bilmiyordum. Her tarafım erkeklerle sarılmıştı ve hepsi onun arkadaşlarıydı. Eğer bir şey yaparsam rezil olacağımı düşündüm ve bu kadar insanın içinde buna dayanamazdım, o yüzden katlanmaya karar verdim. Hava karanlık olduğu ve etrafım diğer arkadaşlarıyla çevrili olduğundan kimse beni göremiyordu, bende onlar dışında kimseyi göremiyordum. Arkamdaki oğlan artık sadece dayanmıyor yavaş yavaş hareket ediyordu. Utancımdan başımı çeviremiyordum, sadece dışarı bakıyordum. Diğer arkadaşlarının bizi izlediğini biliyordum. Bu işkence biran önce bitsin diye içimden dua ediyordum. Ama benim şansıma trafik dahada sıkışmış ve otobüs santim santim ilerlemeye başlamıştı. Ben aklımdan bunları geçirirken, oğlan birden iki elini kalçalarımın iki yanına koymuştu. Artık sadece dayanarak değil iki eliyle beni tutarak sürtünüyordu. Bu pozisyonda sanki oğlan beni becerir gibiydi. Arasıra bir elini hafif aşağı indirip çıplak bacaklarımı okşuyordu. Şu ana kadar hiçbir tepki vermemiş olmam onu dahada cesaretlendiriyor ve daha rahat hareket ediyordu. Artık iyice kıpkırmızı olmuştum. Otobüse binerken yaşadığım olaydan utanan ben şu anda 6 erkeğin arasında ne haldeydim. Oğlan arasıra hızlanıyor sonra tekrar yavaşlıyordu. Artık anlamıştım, oğlan boşalmadan bu sona ermeyecekti. Bunu kolaylaştırmak için bende kalçalarımı hareket ettirmeye başladım. Artık gözümü karartmıştım, bu biran önce bitsin istiyordum. Ama aynı zamanda korkuyordum da, çünkü arkamdaki oğlan işini bitirdikten sonra diğer arkadaşları onun yerine geçebilirdi. Kalçalarımı hareket ettirmem arkamdaki oğlanı iyice heyecanlandırmıştı, bunu nefes alış verişinden anlayabiliyordum. Bundan iyice cesaret alan oğlan sol elini yukarı doğru hareket ettirmeye başladı. Eteğimden sonra elini bluzumun içine soktu ve göğüslerime kadar çıktı. Yine büyük bir şok yaşıyordum. Daha ne kadar ileri gidebilir diye düşünmeye başladım. O ise tek eliyle sutyenimin üzerinden göğüslerimi okşuyordu. Elini yavaş yavaş sutyenimin içine sokmaya başladı. Artık göğüslerim onun avucunun içindeydi. Yavaş ve hassas bir şekilde onları okşuyordu. O an hafifce başımı arkaya çevirip diğer oğlanlara baktım. Hepsinin gözleri fal taşı gibi açılmış ve büyük bir zevkle bizi izliyorlardı. Tam o sırada arkamdaki oğlan elini hızlı bir şekilde bluzumdan çıkardı ve tekrar kalçama koydu. Aradan bir iki saniye geçmişti ki oğlan iki elini birden eteğimden aşağıya indirdi. Sonra yavaş yavaş iki eliyle eteğimi yukarı kaldırmaya başladı. Eteğimi belime kadar toplamıştı. Birden iki eliyle külotumu tuttu ve bir hamlede kalçalarımın altına kadar indirdi. Sonra tek eliyle iyice aşağıya doğru çekti. Külotumu tutabilmek için bacaklarımı birbirine kenetledim, ama biraz geç kalmıştım çünkü külotum çoktan ayak bileklerime kadar inmişti. Birden ayağımda bir el daha hissettim. Bu arkamdaki oğlan olamazdı çünkü o hala ayakta duruyordu. Arkadaşlarından biri eğilmiş ve ayak bileğime elini koymuştu. Ayak bileklerimden tutarak ayaklarımı teker teker havaya kaldırdı ve külotumu bacaklarımdan sıyırıp aldı. Eteğim belime kadar sıyrılmıştı ve altımda külot yoktu artık. Belimden aşağısı çıplak bir şekilde duruyordum artık oğlanın önünde. Çıldırmış olmalıydılar. Bir otobüsün içinde onlarca insanla beraberdik ve onlar külotumu çıkarıp almışlardı. Rezil olmuştum, çoğu yolcu beni görmüyordu ama çıplak kalçalarım 6 tane erkeğin önünde öylece duruyordu. Kim bilir benim hakkımda neler düşünüyorlardı. Bu iş nasıl sona erecek hiç bilmiyordum. Artık dönüşü olmayan bir yoldaydım, ne yaparlarsa yapsınlar katlanmak zorundaydım…….
(hikaye tamamen kurgusal, gerçekle bir alakası yoktur)